MASADA KALAN

12

BÖLÜM – 1

(GÜLMEK İÇİN YARATILMIŞ)

HAZİRAN

Her zaman ki gibi yine kalmıştık birbirimize. Sanki siyah – beyaz bir film içerisinde sıkışıp kalmış, ara – sıra hayatlarımıza bir renk cümbüşü girmekte ve kartuşu biten bir fotokopi makinesi gibi siyah ve beyaza geri dönmekteydik. Biz hep dermanı birbirimizde arardık. Birbirimize kurduğumuz kelimeler, ellerimizin birbiri omuzlarımıza değişi ve “geçer” dememizde bulmuştuk dermanı. Yine yürüyorduk. Her zaman ki gibi hiç şaşmayan alışkanlığımız, sürekli oturduğumuz yere gidiyorduk. Uzun bir aradan sonra…

Arnavut kaldırımlı sokaklar, insan kalabalıkları. Sokakların iki yanları da tahta ve deri masalı koltuklar ve masalarla kaplı Cafe – Bar tarzı mekânlarla sarılıydı. Muhteşem kız ve standart erkek. Görenler bize güler miydi? Düşündüm de uzun zamandır insanları gülerken görmemiştim. Ya da kendim gülmediğimden bu gülme bu gülmemek ile suçladığım insanları hiç gülerken fark etmemiştim. Ayağımda uzun demir katılmış postallarım, siyah kot pantolonum, siyah t-shirt’üm, üzerine ceket gibi giydiğim siyah gömleğim ve ince siyah hırkam vardı. Eylül’ün her zaman lakabımla seslenmesine neden olan kasketimi de takmıştım. Ben o’nun “Kasketlim” dediği standart erkek, o benim için “Deli Doktorum” dediğim muhteşem kızdı. Dostluğumuz kimselerin erişemeyeceği kadar derin bir felsefeye sahipti. Okumaya devam et

Reklamlar