Karanlık

Bir ses, kulağının ardı kadar uzaklıkta, açma diyor o kapıyı adı geçmiş olan. Gevşek dilli kapı durmaz ki durduğu yerde, aralanacak yer arıyor. Bir ses, bir koku, birkaç lüzumsuz sözcük yetiyor kapının ardındaki karanlığın göz kırpmasına. Her seferinde karanlıktan korkmadığına inandırmaya çalışıyor kendini.

“Bunlar sadece anı.”

Yaşarken korkmuştu, yaşarken korkmakta haklıydı. Ama şimdi sadece anıydı, karanlığa karışıp gitmişlerdi. Artık zarar veremezlerdi. Sakinleşmeye çalışıyor sayarak:

“Bir… İki… Üç…”

Kapı biraz daha aralanıyor karanlığını göstermek istercesine. Ritimler anılarını daha hatırlanır hale getiriyor. Geçmişten bir fısıltı geliyor kulağına, karanlığın çağrısı gibi:

“Seni seviyorum.”

Gevşiyor kasları. Rahatlamak değil bu, ölüm. Derin sessizlik içinde tek bir hareket yok. Nefes bile alınmıyor sanki. Zaman akmıyor, durmuyor da. Zaman yok.

Bir sıcaklık hissediyor onu saran. Zifiri karanlık etrafını kaplamışken el feneriyle gelen adam elinden tutuyor.

“Korkma, geçti hepsi. Bunlar sadece anı.”

İçinden tekrar ediyor adamın söylediklerini. Ayağa kalkıyor pustuğu yerden. Biliyor, bir tek kendisi geçmişini ait olduğu yerde saklayabilir. Karanlığını ardında bırakarak şimdisine dönüyor. Dili gevşek kapıyı kapatıyor ardından sakince. Ocaktaki yemeğini pişirmeye devam ediyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s