Karşılaşma

Ne yapacağını bilemiyordu. Bu karşılaşmayı bekliyordu aslında bir gün. Hatta olabilecek senaryoları kafasında kurmaya çalışmıştı birkaç defa. Ama bir türlü ne yapması gerektiğine karar verememişti o zaman da. Ne yapmak istediğini düşünmeye çalıştı ama telaşlandığı için ne hissettiğini de bilemiyordu.

5 yıl önceki kendisi bir çift göze sığınmış, öylece karşısına çıkıvermişti.

Kafasında kaçış sinyalleri verildi ve gidebildiği en uzak köşeye gitti. Yirmi dakika boyunca böyle seyahat etmesi gerekiyordu ve bunu düşündükçe geriliyordu. Başlarda ona bakmaktan kaçınsa da zaman geçtikçe kendini engellemesinin bir faydası olmadığını fark etti. Gözlerini ondan alamıyordu.

Ne kadar değiştiğini fark etti. O zamanlar çok daha sinirli ve nefret doluydu. Keskin dili, soğuk tavırları geçen beş yıl içinde azaldıkça azalmıştı. Artık çok daha uysal ve anlayışlıydı. O zamanlar daha en sevdiği filmi izlememiş, en sevdiği şarkıyı dinlememişti. Daha en güzel sevdasını bile yaşamamış haline baktı. Ona çok yabancı hissetti kendini. Biraz da acıdı onun bu haline. En büyük acılarını henüz yaşamamıştı. Yaşadıkları o sert kabuğu kıracak, daha esnek olmasını sağlayacaktı. Ve o bundan bihaber gözünün önündeyken gidip onu uyaramıyordu. Geçmiş değiştirilemezdi. Ne yaparsa yapsın, yapmış ve yapmamış olduğu şeyleri değiştiremezdi.

Onunla konuşmak istedi. Ama yapmadı. Yanına gitse n’apacaktı ki? Ona kızgındı, yaptıklarını yapmamış olmasını çok isterdi. Kanın ellerine hücum ettiğini hissetti. Tüm gücüyle ona vurmak istedi, neden diye bağırmak. Ama cevap ne olursa olsun onu tatmin etmeyecekti, geçmişi değiştirmeyecekti.

Alacağı yaraları görüyordu onda. İçi acıyordu. Sarılmak istedi, sarılıp ağlamak. Ama hataları ve yaraları onun tercihiydi. Kendine acımayan biri, onun üzüntüsünü nasıl anlardı. Tekrar vurmak istedi, sonra tekrar sarılmak. Daha az önce daha uysal biri haline geldiğini düşünmüştü halbuki.

Geçmişte kalsa, keşke hiç kendini hatırlatmasaydı. Onu hatırlamak bir pinpon topu gibi sürekli birçok farklı duygu arasında yer değiştirmesine neden oluyordu. Dengelenmek zaman alıyordu.

Sonunda ineceği noktaya geldiği için şükrediyordu. Bir an önce ondan uzaklaşmak istiyordu. Nefreti değil, kırılmışlığıydı o. Kırgınlıklarını yine onunla bırakıp indi durakta.

Bunun son karşılaşma olmayacağını tahmin ediyordu. Bir sonrakinde ne yapması gerektiğini hala bilemiyordu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s