Yavrum baban nereli, nereden bu kaşın gözün temeli?

391940_108185869298172_821620391_n

Biri Yunanistan’da olmak üzere üç şehirle baba tarafından, iki şehirle de anne tarafından akraba olan; fakat kendisi bu beş şehirden de farklı bir şehirde doğup büyümüş, bir türlü memleket kavramını çözememiş ve sonuç olarak memleketi olmadığına kanaat getirmiş bir kulum. Yıllardır her yurdum insanı gibi ” nerelisin, memleket nere kardeş” tarzı acımasızca belirsiz sorularla fazlasıyla cebelleştim. Ve sonunda isyan ettim. Bre insafsızlar! Biriniz de nerede doğup, büyüdün diye kesin cevabı olan sorular sorun.

Altı şehir de ayrı güzel gelir bana. Sanki hepsi benimmiş gibi; ama aslında hepsine yabancıyım. Hani bir insan vardır; iyidir, hoştur ama muhabbet sarmaz, samimi olamazsın bir türlü. En fazla on dakika konuşur, “gitsin de artık başkalarına iyi olsun, yetti bana.” diye düşünürsün. İşte aynı o durum. Altısı da iyi, hoş; ama hiçbiriyle samimi değilim. Sanki benim başımı okşuyorlar da bir türlü bağırlarına basmıyorlar.

Bu yüzden midir bilmem, bir yere veya birine karşı aidiyet duygusu hissedemiyorum. Hiçbir yere ait değilim sanki. “Ben özgür ruhum, işim uçup kaçmaktır.” demiyorum kesinlikle. Tam bir ev kuşuyum; ama belli bir evin kuşu değilim. Tıkılıp kalacağım evi seçerken tek kriterim eşyalarımın o evde olmasıdır.

Ben evde büyümüş, sokak kültürünü pek de alamamış, şanssız bir doksanlar çocuğuyum. Saatlerce oturup kendimi oyalayabilirim. İnsanlar dışarıdan bakınca hiçbir şey yapmadan saatlerce oturmama şaşırırlar bazen fakat kafamda ne filmler döner. İnsanları kırmamak için yüzüne söyleyemediklerimi yüzlerine karşı söyler, onlarla saatlerce tartışır ve onların şaşırmış, bozulmuş suratlarını hayal ederim. Bazen de hoşlandığım ancak belli edemediğim çocuğa kur yapar, ilgimi belli eder, her olasılığı ayrı ayrı canlandırırım kafamda. Hiç olmadı, yapmak istediğim ama cesaret edip başlayamadığım resimleri yaparım kafamda. Ellerimin yağlı boya oluşunu, boyanın kokusunu içime çektiğimi hayal eder mutlu olurum.

Kendime yersiz yurtsuz ve şanssız bir doksanlar çocuğu demiş olabilirim. Hatta saatlerce boş boş oturabildiğimi de söylemiş olabilirim. Ancak o kadar “superwoman” bir ablam ve o kadar kafası eskimeyen bir annem var ki tüm şanssızlıkları tek elle yıkar, beni anında gerçek dünyaya döndürür ve boşa harcadığım zamanların telafisini misliyle yaşatırlar. Küçüklüğümden beri kurduğum oyun ve dans seanslarına mutlaka biri katılır. Kendimi en işe yaramaz hissettiğim anlarda bile öyle güzel yanlarımı bulup çıkarırlar ki kendime duyduğum sevgi depreşir.

Benim süper kahramanlarım iki kadın. Şimdi, benim bir erkeğe güvenmemi veya karanlığın ortasında beyaz atlı prensimin yolunu gözlememi kim bekleyebilir ki?

Reklamlar

Yavrum baban nereli, nereden bu kaşın gözün temeli?” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s